18 Eyl 2010

BBG

Biri Bizi Gözetliyor programı, ardında bir aylığına ünlü yaptığı onlarca kullan-at şahsiyetler, benim zihnimde ise çok daha büyük bir soru işareti yarattı ve ben bu soru işaretini hala yaşıyorum. Oldukça da tedirgin bir şekilde.
Bildiğiniz gibi bu eve giren kişilerin en başta gayet olumlu başlayan ilişkileri gün geçtikçe bozuluyor ve sonlara doğru kanlı bıçaklı bir hal almaya başlıyordu.
Bir kısmının reyting kaynaklı olduğunu kabul etmekle beraber bence büyük bir kısmı sadece ve sadece uzun süre aynı eve paylaşmalarından ve bu sayede bir takım krizler geçirmelerindendi.
Hepimiz ailelerimiz dahil birçok insanla  hem özel hayatımızı hem de iş hayatımızı paylaşıyoruz.
BBG programının bende yarattığı algı ise bizim etrafımızda tanıyoruz diye kabul ettiğimiz birçok dostumuzu, arkadaşımızı kısacası herkesi aslında sadece belli konularda iyi tanıyor olduğumuz.
Diğer bir deyişle yaşadığımız tüm ilişkiler “ceteris paribus” üzerine kurulu.
Yani bütün koşulların değişmediği kabulü üzerine.
Beni ürküten gerçek ise koşullar değiştiğinde maskelerin bir anda düşecek olduğunu bilmem.
Bir tiyatro sahnesi var ve adı Dünya.
Biz canlılar varız ve elimizdeki metine bakarak oynuyoruz.
Ama dünya sallandığında metinler elimizden düştüğünde kimse aslında kimsenin ne yapacağını bilmiyor çünkü bunu hiçbirimiz test etmemişiz.
İnsanların kişisel olarak yaşadıkları buhran dönemlerinde, bir savaş çıktığında veya doğal bir afetle karşılaştığımızda söylediğimiz “aslında onu tanımamışım” lafını şimdi daha iyi anlıyor musunuz?
Siz daha önce onu elinde metin yokken hiç görmemiştiniz ki.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder