26 Eyl 2010

Drina Köprüsü

Dubrovnik tatilinin bir gününü de Karadağ turuna ayırmıştık. Bu tur sırasında tur rehberimiz hem coğrafyayı daha iyi anlamamız hem de dinlediklerimizi yerli yerine oturtabilmemiz adına bize bir kitap okumamızı önerdi.
İvo Andriç’in Drina Köprüsü.
1945 yılında yazılan ve yazarı Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bu romanı tatilimizin hemen sonunda satın almış olsam da okumaya ancak bu hafta başlayabildim.
Drina Köprüsü’nün, Mostar Köprüsü kadar popüler olmamış olsa da savaştan zarar görmüş ve Osmanlı’nın bu yöredeki simge eserlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz.
Sokullu Mehmet Paşa bu köprüyü eski yaşadığı topraklara olan borcunu veyahut da özlemini gidermek adına yaptırmış.
Romanın konusu da bu köprü ve çevresinde yaşanlarla besleniyor. Su gibi akan çevirisiyle okumayan dostlarıma kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap.
Dünyamızda meydana gelen bir çok çatışma ve savaşın din ekseninde meydana geldiğini insan bu romanda ve Balkanlar gezisinde bir kez daha anlıyor.
Düşünün ki aynı topraklarda Ortodokslar, Katolikler ve Müslümanlar bir arada yaşıyor.
Bunun sonucunda da 25 yılda bir savaş ortaya çıkıyor.
Aynı toprakta yaşayan, aynı şeyleri ekip biçen, bir nehrin iki yakasında yaşayan insanların bu kadar kolay kışkırtılabilmesi ve birbirlerine düşman haline getirilmesi, bir sabah uyandıklarında hiç çekinmeden sırf başka dine mensup oldukları için birbirlerini öldürmeye başlamaları iphone 20G’de çıksa insanoğlunun gittikçe geriye doğru gittiğinin ve hiç değişmediğinin en büyük kanıtı.
Uçakla bir saatlik uçuş mesafesinde olan Bosna’da yaşanan olaylar aslında hepimizin birer Truman Show benzeri hayatlar yaşadığımızın en büyük kanıtı. Keza Irak.
Drina Köprüsü onca savaş, sel ve diğer yıkımlara karşı hala ayakta.
Peki elimizdeki ipad’ler, full HD televizyonlarımız, bilgisayarlarımız, süper korumalı sitelerimiz, hangisi tüm bu yıkımlara karşı kendisini koruyabilir.
Aklıma böyle durumlarda Maymunlar Cehennemi serisinin ilk filminin son sahnesinde Charlton Heston’ın Özgürlük Heykeli’ni yıkılmış halde gördüğünde ve medeniyetin çökmüş olduğunu  anladığında, ağlayarak;
-          Aptallar her şeyi bitirdiniz, deyişi geliyor.

1 yorum:

  1. Eğer o günler gelebilirse; dünyada yaşayan tüm insanların uzaya çıkıp, dünyayı toplu iğne kadar büyüklüğünde görüp, evrenin içindeki yerini, sonra insanın evrendeki, dünyadaki yerini sorgulayabildiği bir zamanda, -belki- bu anlamsız savaşlar bitebilir...

    YanıtlaSil