7 Eyl 2010

Kafiye-Bölüm 2

Yağmur yağıyor. Kendimi kollarına bıraktım. Hadi temizle içimi. Kurtar beni bütün fazlalıklarımdan, kendim olayım yine. İstersen giysilerimi de çıkartayım, eğer gerekiyorsa bunu da yaparım.


Ağaçlar altında bir yoldayım. Ağaç dediysem en büyüklerinden, asırlık çınar her biri..Yaprakları başımı örtecek büyüklükte.

Biliyormuş gibi konuştuğuma bakmayın ben de bu yolun yabancısıyım. Yabancısı dememe de bakmayın, her gün en az bir defa buraya gelirim.

- Hoş geldin Kafiye

- Hoş mu geldim? Sen de kimsin?

- Ben senim.

- Ama sen benden farklısın,

- Yanılıyorsun Kafiye, ben senim ama sen artık o kadar sen değilsin ki, beni tanıyamıyorsun.

- Benim geldiğim yerde “ben” olarak kalmak çok zor biliyor musun; çok çabalıyorum ama yapamıyorum. Çok yalnızım.

- Hepimiz yalnızız Kafiye. Yalnız kalmak istemiyorsan dışarı değil içine dön. Eğer içine dönmüş olsaydın beni çoktan tanımıştın bile.

Dedi ve kayboldu.

Güneş açtı, bir anda her yer sarı ve yeşilin tüm tonlarının bütünleştiği bir renk cümbüşüne boyandı. Yeşilin tonlarını yaratan belli ki güneşti. Derin derin nefes alıyorum, akciğerlerim fazla mesai yapıyor sanki. Kalbim titriyor. Nabzım çok hızlandı. Dayanamıyorum. Koşmaya başladım. Çok mutluyum. İnanamıyorum, ayaklarım yerden kesildi. Yüzüstü yattım, yükseliyorum. Uçuyorum ben. Herşeye yukarıdan bakmak ne güzel, kimse bana dokunamaz, kimse bana zarar veremez. Kimse bana dokuna…

Kafiye uyandı. Köprüyü geçtikten sonra sanki programlanmış şekilde, kıta değiştirdiğinden midir nedir hemen uyanırdı. Saatine baktı. Kafasını kaldırdı. Kendisine sırıtarak bakan kravatlı çocuğu görmezlikten geldi, zaten Kafiye yakını fazla görememekle birlikte yakınında görebileceği güzel bir şey olmaması sebebiyle gözlük takma konusunda da pek hevesli değildi.

Otobüs Mecidiyeköy girişinden E-5’i terk ettiğinde Kafiye ayağa kalktı, Emine’ye hafifçe dokunarak görüşürüz dedi, en arkaya kadar yürüdü, saçı dökülen erkekler için tasarlanmış şampuan reklamının yapıştırıldığı camın tam önünde durdu ve düğmeye bastı.

Saat dokuz olmuştu bile.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder