29 Eki 2010

Banyo Günü

90’lı yıllara kadar çoğu Türk ailesinin, ki o zaman tanıdığım tüm aileler böyleydi ve tanımadığım ailelerin de böyle olduğunu geriye dönük öğreniyorum, haftada bir defa banyo yapması  çoktandır kafama takılan ayrıntılardan biridir.
Çoğunlukla Pazar günleri, TRT 1 de Hikmet Şimşek yönetimindeki “Pazar konseri” başladığında yani Pazar sabahı filmi çoğunlukla da Kızılderili-kovboy olanı bittikten hemen sonra televizyonların sadece biz de değil tüm Türkiye’de hem banyo seansının başlaması, hem klasik müzik kültürünün bu bir saate sığdırılmaya çalışılması nedeniyle çuvallamasından kaynaklanan ilgisizlik  ,hem de televizyonun soğumaya bırakılması nedeniyle kapatıldığını öğrendim.
Ülkemiz insanlarının Ganj Nehrine toplu ibadete gidercesine banyo günü olarak Pazar günlerini seçmesi,  belki  bugün olsa eleştiri konusu olacak ve Cuma gününe kaydırılması teklif edilebilecekti.
Sadece termosifon veya kombi ile açıklanamayacak bu düzenin odun ve kömür ile soba yakma zorluğundan da kaynaklandığını kabul etmekle beraber yine de bir süre  termosifonlu sistemde de yani sanayi devrimine geçildikten sonra da devam ettiğini bizzat biliyorum.
Tüm coğrafyanın sadece Pazar günleri banyo yaptığı bu şirin ve yalnız bırakılmış ülkemizde yine hatırladığımız kadarıyla kimse kokmamakta idi.
Acaba bu herkesin haftada bir yıkandığı için birbirinin kokusunu almamasından mıydı, yoksa burunlarımız evrimlerini henüz tamamlamamışlar mıydı bilinmez.
Bence ülkemizde hala bir koku problemi yaşanıyor olsa da banyo yapma konusunda geldiğimiz nokta tek başına yerine getirilmiş bir  Kopenhag kriteri sayılmalıdır.
Bana kalırsa Türkiye her alanda gelişiyor ve biz fazlasıyla içinde olduğumuz için bunu fark edemiyoruz.
Ha unutmadan bir de Pazar öğleden sonraları sarımsaklı yemek yeme özellikle de mantı yeme kültürünün de sadece bizim eve has bir gelenek olmadığını yine gülümseyerek çoklukla işitiyorum.
Biraz duygusal antikacılık yaptım belki ama,
Herkese iyi pazarlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder