25 Eki 2010

Body Worlds

Pazar günü Modern İstanbul’un hemen yanındaki Antrepoda bulunan “Body Worlds” sergisine gittim.
Biraz eşimin biraz da arkadaşların zoruyla fener maçını kaçırma pahasına düştük Karaköy yollarına. Açıkçası berabere de kaldıktan sonra ne kadar isabetli bir karar verdiğimi daha iyi anladım. Demek ki her şeyde bir hayır varmış.
Gitmeden önce bu kadar etkilenebileceğimi veya bunu herkese önerebileceğimi düşünmemiştim. 
İşin bence en garip yönü insanın evine, giysilerine, işine, arabasına bu kadar detaylı bir şekilde hakim iken kendi vücuduna nasıl bu kadar yabancı olabildiğini anlamamdı.
Bilmeyenler için Body Worlds’de kendisini bu çalışmaya adamış, diğer bir deyişle vücudunu organ bağışına benzer bir mantıkla bilimin incelemesine açmış insanların birebir gerçek vücutlarını tüm detaylarıyla inceleme fırsatı buluyorsunuz. Vücudumuzdaki tüm kasların ve sinirlerin yerleşiminden tutun organlarımıza kadar her şey gözünüzün önünde bu sergide.
Gerçek beyinler, akciğerler, böbrekler, yani vücudumuzla ilgili her şey.
Ve en büyük sürpriz ise embriyodan 7 aylık büyüme süresine kadar görebileceğiniz gerçek bebekler. Belki de serginin en inanılmaz ve akılda kalır bölümüydü bu bölüm.
Okurken size biraz itici gelebilir, yadırgamıyor ve normal karşılıyorum bunu zira ; sergideki tüm insanlar gibi benimde suratımda anlaşılmaz, hafiften iğrenir bir görüntü vardı.
Oysa ki ne komik, gördüklerimiz sadece içimizdekilerin dışarıdan görünüşleriydiler.
Çok fazla detaya girmek istemiyorum. Çünkü çok şeyde olduğu gibi bu anlattıklarımı görmeniz tüm yazdıklarımdan çok daha büyük bir etki yaratacaktır.
Karaköy’den çıktığımızda sahil yolundaki trafik nedeniyle kendimizi Galatasaray yönüne attık. Bu arada fazlasıyla acıktığımız içinde ekibe bir sürprizim vardı .
Onları Nizam Pide’ye götürdüm. Gitmeyenler için Ghetto’nun tam karşısı şeklinde tarif edebilirim. DenizBank Beyoğlu Şubesi’nden sonraki ikinci sağ’da tam karşınızda.
Menümüz standart şekliyle işkembe çorbası, Karadeniz usulü kapalı kıymalı pide, el yapımı ayran ve atom sütlaçtı. Bu muhteşem lezzetleri tatmak için ilk fırsatta bu mekanın yolunu tutun.
Normal olarak tüm bunlardan sonra Nizam’da içtiğim 2 bardak çay yeterli olmadı. Akşam evde bir daha çay demlemek gerekti.
Sonuçta berabere kalmamız dışında harika bir gündü.
Evet. Bugünkü dersimiz” Vücudumuzu tanıyalım “idi.
Aralık ayı başına kadar gezilebilir.
Gitmeyen pişman olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder