17 Eki 2010

Kaç Kontör?

Zaman var mı yok mu bilinmez.
Tek gerçek güneşin bir doğduğu, bir de battığı.
Bir de hem teknik açıdan, hem de ilahi açıdan alabileceğimiz nefesin sayısı.           
Yani telefonunuza yüklenmiş bir kontör sayısının benzeri kalbinize yüklenmiş.
Biz de buna yaşam adını vermişiz.
Bu yaşamın her anında ücretlendirme aynı. Yani uyusanız da harcıyorsunuz bu hakkınızı, tv seyretseniz de.
Dün yıllar önce seyrettiğim “The Crow” filmini Digitürk’te tekrar seyrettim. İlk defa 1994 yılında yani 20 yaşındayken seyrettiğim film beni yine fazlasıyla etkiledi. Biliyor musunuz bilmem ama bu filmin final çekimlerinde Bruce Lee’nin oğlu Brandon Lee kaza kurşunu ile hayata veda etti.
Çekim arkasında Brandon Lee hayatımızda şu an yapmakta olduğumuz şeyleri kaç defa daha yapacak olduğumuzu mutlak bir şekilde bilmediğimizden bahsediyor. Sonrasında da sanki kaderini önceden görmüş gibi hayata veda ediyor.
Bunları yazmaya Pazar sendromuna benzer bir şey yaşadığımı fark ettiğim için gerek duydum.
Aslında pazarın cumadan, cumartesinin salıdan bir farkı yok.
Hafta içi veya hafta sonu diye bir şey de yok.
Ama var.
Hafta sonu gelsin şunu yapalım. İzin dönemi şuraya gideyim. Perküsyon kursuna önümüzdeki yıl mutlaka gitmeliyim. Tenis oynamak istiyorum ama vaktim yok.
Bildiğim kadarıyla bir numaraya mesaj atıp kalan kontörünüzü öğrenebiliyorken hayatımızda böyle bir mesaj servisimiz yok.
Yani telefon her an kapanabilir.
Çok klasik olacak ama bu yazıyı okuyan bir kişi bile ertelediği bir isteğini gerçekleştirirse çok mutlu olurum..diyemeyeceğim çünkü kendisi mutlu olacaktır.
 Dolabınızda sakladığınız kostümlerinizi çıkarın.
En azından haftada bir gün ikinci kanala geçin.
Buna en çok sizin ihtiyacınız var.
Bir tane hayatınız var.
Onu iyi kullanın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder