11 Ara 2010

Koh Samui

Beni blog yazmaya iten en önemli nedenlerden bir tanesi, tanımadığım insanların yazılarımı okuma ihtimalinin heyecanıydı diyebilirim...
Yazılarım arasında en çok okunan ve Google’da en çok aranılan yazıların “Koh Samui” ile ilgili olduğunu “Balayında Koh Samui’mi, yoksa Bali’mi “ yazım yayınladıktan sonra anladım ve,
Bu adaya olan yoğun ilgi sebebi ile, biraz daha detaylandırmaya karar verdim.
Koh Samui, ülkemizde Tayland’ın Phuket Adası kadar ünlü olmayan ama hem Türklerin hem de tüm dünya insanının ilgisinin gittikçe arttığı bir ada.
Koh Samui asında Tayca’da Samui Adası anlamına geliyor.
Bu adaya yönelik turlar ve geziler, genelde ya Singapur ya da Bangkok üzerinden yapılıyor. Bu kadar uzağa gitmişken birkaç yeri gezip gelme açısından doğru bir yaklaşım.
Singapur’u bir önceki sene Bali tatilimizde seçtiğimiz için, Bangkok üzerinden  gidip gelmeyi tercih ettik. 


Burada tercihinizi beklentileriniz belirlemeli. Eğer gelişmiş, alışveriş merkezleri ile dolu ve lüks bir Uzakdoğu şehri göreyim diyorsanız, bağlantınız Singapur üzerinden olsun. Ama daha etnik, yerel unsurları görmek istiyorsanız da mutlaka Bangkok üzerinden gitmelisiniz.
Bangkok’a Türkiye’den uçan birçok havayolu var. Biz direk THY ile uçtuk. Yolculuğumuz 9 saat sürdü. Tayland saat dilimi olarak Türkiye’den 5 saat ileride.  Havaalanında yaklaşık 2 saat bekledikten sonra Bangkok Havayolları ile 50 dakika süren bir yolculukla Koh Samui’ye vardık. Diğer bir seçenek de Thai Airways, ancak biletler bir miktar daha pahalı.
Samui Havaalanı  dünyanın en şirin havaalanı olsa gerek. Ağaçlar içinde sanki bir park gibi. Tropikal ağaçlar içinde bir pisti mevcut.
Eğer sizi karşılayan biri olmayacaksa kapıda sizi istediğiniz yere götürmek için bekleyen onlarca taksi mevcut. Önceki yazımda da belirttiğim üzere birçok Uzakdoğu lokasyonu gibi burada da size söylenen fiyatları minimum üçe bölmeniz gerektiğini tekrar hatırlatayım.
Samui zaten küçük bir ada yani tüm adanın etrafını yaklaşık bir saatte turlayabilirsiniz. Adanın en popüler yeri Chaweng.
Chaweng adanın yaklaşık 7 km uzunluğuna sahip en büyük sahil ve plajınının ismi. Gündüzleri hemen hemen turistlerin çoğu denize buradan giriyor.
Chaweng’in hemen iç tarafında ise bu defa akşam ve gece saatleri içinde tüm halkın ve turistlerin gezdiği, alışveriş yaptığı ve yemek yediği uzun bir cadde var. Hediyelik eşya almak için zaten hemen hemen tek yer burası. Ancak bu cadde çok uzun, yani alternatif çok.  
Akşam yemeklerinizi de büyük ihtimal her akşam burada yersiniz. Daha çok deniz ürünleri restoranları olmakla birlikte, pizzacıdan, Mc Donalds’a, damak tadınızı uygun her şeyi bulmak mümkün. Tabi buraya kadar gelip de deniz ürünleri yemeden gitmek olmaz. Dolayısı ile biz hemen hemen her akşam karides, kalamar ve ıstakozdan oluşan yemekler yedik. Hem de okyanustan yeni çıkmış. Buradaki tek sorun damak tadı ile ilgili. Balık ve deniz ürünleri bizim alıştığımız tatta ve soslar ile yapılmıyor. Daha çok barbekü üzerinde pişiriyorlar. Ancak yine de hepsi çok lezzetli.
Adanın bir diğer plajı da Lamai, burası da gayet güzel ancak Chaweng kadar popüler değil.
Ada da kaldığınız süre boyunca size bir dizi tur alternatifleri sunuluyor. Biz ada turu ve safariyi seçmiştik. Memnun kaldık. Hem adayı dolaşıyorsunuz hem de fillere binebilme, ve bir takım aktivitelere katılma şansınız oluyor.  Bu turlar dahilinde adanın büyük tapınaklarını da dolaşıyorsunuz. Birbirinden renkli bu tapınaklar  bir her yönüyle değişik ve incelenesi geliyor. Tayland bildiğiniz üzere tapınakları ile ünlü bir ülke.
Aslında adayı dolaşabilmek için motor veya jip kiralamak fiyat olarak çok ucuz ancak ben trafik soldan aktığı için cesaret edip kiralamamıştım. Zaten ortalama mesafelere kişi başı 100 Baht’a gidebiliyorsunuz. Dolmuş benzeri, arkasına binilen pikaplar var. Bunlar taksilere göre daha ucuz.
Samui adasının etrafında birkaç ada daha var. Biz Full Moon partileri ile ünlü olan Koh Phangan’a gittik. Yolculuğumuz yaklaşık yarım saat sürdü. Bu ada Samui kadar kalabalık değil ancak backpacker’ların yoğun ilgi gösterdikleri bir ada. Haad-Rin denen bölümünde harika bir plaj var. Bayılacağınıza eminim. Samui tatilinizin bir gününü bence bu adaya ayırın. Bizim yetişemediğimiz "Full Moon" partileri dünyaca ünlü ve inanılmaz eğlenceli olduğunu duyduk...
Dalışa merakı olanlar içinde başka adalara turlar var. Onu da belirtmiş olayım.
Unutmadan Tayland’ın para birimi Baht. Bir Dolar yaklaşık 33 Tayland Baht’ı. Dolarlarınızı adım başı her yerde bozabilirsiniz. Otellerde de bu hizmeti veriyorlar.
Tayland denince akla gelen bir başka olay da tabi ki  masaj. Adanın her yeri masaj salonları ile dolu. 200 Baht yani yaklaşık 6 dolara bir saat süren ayak masajı yaptırarak rahatlama imkanınız ver. Zaten bu kadar ucuz olunca İstanbul’da masaja gideceğinize bilet alıp Tayland’a gitmek bana daha cazip geliyor.
Tayland ile ilgili özellikle bayanların bir önyargısı olduğunu biliyorum. Zira Tayland aslında dünya s.x turizminin de başkenti sayılıyor. Samui’nin bu konuda daha ziyade romantik bir ada olması ve balayı çiftlerini ağırlaması sebebiyle geride olduğunu söyleyebiliriz. Ana cadde dışında birkaç ara sokakta böyle barlar da yok değil ancak çok göz önünde değil.
Tayland genelinde olduğu üzere Samui halkı’da çok hoşgörülü, pozitif ve sıcaklar. Budizm’in getirdiği pozitiflik ve dünya ile barışık olma bilinci sizi de rahatlatıyor.  Hatta İnsanlarda gördüğünüz kaygısızlık kendi hayatlarınızı da sorgulayacak ölçüde hissediliyor. Adanın geçim kaynağı turizm olduğu için turistlerin bir dediği iki edilmiyor. Güvenlik yönünden hiçbir kaygınız olmasın. Ben kaldığım sürece en ufak bir sorun ile karşılaşmadım.
Samui ile ilgili aklıma gelenler kısaca böyle.
Sonuç olarak hele ki Uzakdoğu’ya ilk defa gidecekler için; birçok şeyi ilk defa tecrübe edecekleri ve  ülkemizden tamamı ile farklı bir kültür ve halk tanıyacakları için çok renkli ve eğlenceli bir tatil olacağına eminim.


Not: Ayrıca bakınız... http://ikincikanal.blogspot.com/2010/11/balaynda-koh-samuimi-yoksa-balimi.html
Samui Airport

Seafood

Tapınak

Haad Rin

3 yorum:

  1. deniz ürünleri ve file binme fikri beni heyecanlandırdı şimdi. 2011 gezi rotama ekleyeyim bari :) guide niteliğindeki yazını da yanımda götüreceğim :)

    YanıtlaSil
  2. deniz ürünleri seviyorsan bayılacaksın, özellikle karidesler dehşet ötesi...

    YanıtlaSil
  3. özellikle istiridye ve ıstakoz tüketilmesi önerilir..alış veriş merkezlerinşn üst katlarında bizimkiler gibi lokantalart var.. ve süper kalitede müthiş ucuzlar..bir masa dolusu çin veya japon yemeğini 1500 bah a yyyebilirsiniz.. ama ıstakoz yaklasık 100 tl idi ama tavsiye edilir.

    bu arada porsiyonu 75 tl ye avusturalya veya arjantin biftekleri satan rest. lerde mevcut.

    YanıtlaSil