28 Ara 2010

Tam tur

Sonunda dünya güneşin etrafındaki bir turunu daha tamamladı.
Dünyanın kendi etrafında dönmesini kutlamaz iken, güneşin etrafında dönüşünü neden kutluyoruz hala anlamış değilim.
Yaşadığımız  365 ve bir de varsa artık günün her birini önemli hale getirmeye çalışmakta biz insanoğlunun üzerine yok galiba.
Anneler günü,
Babalar günü,
Sevgililer günü,
Doğum günü,
Vs..
Her şeyin sıradan olmayanını seçmeye çalışan insanlar günlere de isimler vererek farklılaştırmaya çalışıyorlar.
Bana kalırsa insanoğlunun en büyük üzüntüsü aidiyet konusunda yaşadığı eksiklik hissiyatı.
Sürekliliği olmadığını bildiği bir hayatı olabildiğince önemseme ve bunu sağlayacak hamleler yapma çabası gibi geliyor hayat bana.
Ruhumuz bile vücudumuza ait değilken, neden her şeyi kendimize ait kılmaya, özelleştirmeye veya farklılaştırmaya çalışıyoruz.
Oysa ki her şeyin sırrı basit olmakta. Ne kadar basit o kadar mutlu.
Kök salmaya veya derinleşemeye neden gerek olsun? Birazdan dalganın geleceğini bile bile kumdan kale yapmanın kime ne faydası var?
Hayatı bir kalıp peynir olarak görmektense, örgü peyniri gibi parçalara bölerek , her bir saçağından en yalın haliyle zevk almak ve yaşamanın doğrusu olduğuna inanıyorum.
Bu hayatta mutlu olmanın yolu starlıktan değil, figüranlıktan geçiyor.
Ne kadar az ayrıntı, ne kadar az aidiyet, ne kadar az farklılaşma,
O kadar hafif bir zihin.
Ayakların yerden kesilebilmesi için üzerimizdeki ağırlıkları atmamız lazım.
Egolarınızı, hırslarınızı, ihtiraslarınızı atın üzerinizden,
Atın ki huzur bulun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder