23 Oca 2011

Uğurlar Olsun

Yaşım 37.
Her insanın hayatı boyunca unutamadığı anlar veya günler olmuştur, olacaktır da.
Benim unutamadığım günlerden bir tanesi de 24 Ocak 1993’tür.
Uğur Mumcu’nun katledildiği o soğuk ve karlı Ankara sabahına evsahipliği yapan 24 Ocak günü.
Kendimi bildim bileli evimize Cumhuriyet Gazetesi alınırdı. Bir çocuk olarak bu bende çok büyük bir albeni yaratmazdı açıkçası o günlerde. Bunun en basit sebebi Cumhuriyet’in siyah-beyaz, diğer gazetelerin ise renkli oluşuydu.
Bir kere gazetenin spor haberleri bile çok ciddi bir dille yazılırdı. Ayrıca benim için çözülmesi imkansız olan bir bulmacaya sahipti. Bu bulmacayı sadece dedem çözebilirdi, zaten çözüyordu da. Unutmadan söyleyeyim spor bölümündeki köşe yazısını Hıncal Uluç yazıyordu. Bu sebeple spor bölümünde bir Galatasaray havası eserdi.
Ben de yarattığı bu popularite eksikliğine rağmen okumaya başladığım ilk günden beri takip ettiğim tek yazar Uğur Mumcu oldu.
İstisnasız her gün yazısını okurdum. Hatta evdeki kitaplarını da o dönemde bitirdim.
Bu nedenle öldürülmesi bende de büyük bir üzüntü yarattı.
Oldum olası terörizm ile ilgili temel amaç olarak gösterilen bir söylem vardır, “ Kitlelerde umutsuzluk yaratmak”.
Ne yalan söyleyeyim bu cinayet ben de bugünlere kadar uzanmış bir umutsuzluk yarattı.
Terörizm amacına ulaştı.
Hani bir yerde bir kuru fasulye yersiniz ve ondan sonra yediğiniz her kuru fasulyede onu ararsınız ama bulamazsınız…
Hani bir yerde denize girersiniz ve ondan sonra girdiğiniz hiçbir deniz sizi tatmin etmez…
Hani bir ilk aşk vardır ve hiç kimse hiçbir zaman onu unutturamaz..
Bence Uğur Mumcu’da çoğu insan için böyle bir gazeteci olarak tarihteki yerini aldı.
Umutsuz olmak istemiyorum.
Ama doğruyu söylemek gerekirse doğruyu söyleyen ve yazanları bu dünyada koruyan tek canlının beyaz güvercin olduğunu anlamam da bu tarihe denk gelir.
Rüzgar nereden eser ise o tarafa eğilen, yalıda oturan ve  makam otomobiline binen gazeteciler belki hiçbir zaman hatırlanmayacak ancak sadece ülkesi için iyi şeyler isteyen ve bu doğrultuda yazan ve konuşan ve eski bir Renault 12’ye binen Uğur Mumcu hiçbir zaman unutulmayacak.
Hep kalbimizde yaşayacak.

1 yorum:

  1. O zamanlar Ankara'da Uğur Mumcu'nun evine çok yakın oturduğumuz için bomba patlamasını duymuştum o sabah. Sonrası benim için de aynı acı, aynı umutsuzluk!

    YanıtlaSil