4 Şub 2011

Kaplumbağa Terbiyecisi

Emre Caner’in “Kaplumbağa Terbiyecisi" kitabını bitirdim.
Osman Hamdi Bey’in hayat hikayesini okuduktan sonra farklı olmanın, farklı düşünmenin; daha doğrusu mevcudun ilerisinde olmanın ne demek olduğunu bir kez daha anladım.
Osmanlı’nın yurtdışında eğitime gönderdiği, çağdaş yaşamı gören ve bunu ülkesine tatbik etmeye çalışan bu İmparatorluğun ilk müze müdürünün hayatını okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
Mutlaka siz de fark etmişsinizdir, okul hayatımız boyunca bize en çok Fatihlerin, Kanunilerin dönemine denk gelen yükselme dönemleri okutulmuş, Osmanlı’nın dağılma dönemi hep daha hızlı geçilmiştir. Açıkçası o yıllarda güçlü olduğumuz dönemi okumak belki de hepimize çok daha zevkli geliyordu.
Ancak bu romanı bitirdiğimde, şu an yaşadığımız dönemi daha iyi analiz edebilmek için Osmanlı’nın son dönemlerini çok daha iyi okumamız gerektiğini idrak ettim.
Ve şunu anladım ki, belki tekstilde, inşaatta, sanayide ilerledik ama aydınlanma ve modernleşmede hala olduğumuz yerde sayıyoruz.
Tersinden bakarsak; ilerleyemediğimiz için geriliyoruz.
Burada ben kusuru aydınlarda buluyorum.
Memleketimizin aydınları yüzyıllardır halkın altyazısını okuyamadılar. Aydınlığı halkın ilerisinde olmakla eşdeğer, halkı da kendilerini anlayamaz gördüler.
Aradaki uçurum hep arttı.
Bu boşluk hep başkaları tarafından dolduruldu, tıpkı bugünlerde olduğu gibi.
Okumak, yazmak.
Eğer siz bu eylemi kendiniz için yapıyorsanız bir anlamı olmaz ki.
Halk cahil. Halk koyun. Halk bizi anlamaz.
Eğitin o zaman. Öğretin o zaman.
Dünyanın hemen hemen her ülkesinde,  demokrasi ve cumhuriyete geçişin en azından bir safhasında o ülkelerin şairlerinin, yazarlarının, gazetecilerinin; kısacası aydınlarının bir payı ve önderliği olmuştur.
Bugün Türk demokrasi tarihi anlatıldığında hangi aydın öne çıkar sorarım size.
Ey aydınlar!
Madem ki bu ülkeye cumhuriyeti ve demokrasiyi beğenmediğiniz  Mustafa Kemal getirdi, buyurun aydınlanmayı, modernleşmeyi de siz gerçekleştirin.
200 yıl geç olsa da artık elinizi taşın altına, kendinizi de halkın içine koyun.
Bu halkın aydınlanmaya gerçekten de ihtiyacı var.
Urfa’da Oxford vardı da gitmediler mi?

1 yorum: