31 Tem 2011

Böyle cevap vereceğini hayal bile edemezdim...

Acaba hayatımız boyunca kırdığımız kalp sayısı ile, kalbimizi kıran kişi sayısı aynı olabilir mi…
Ben yaşamın, bir safhasında mutlaka durumu eşitlediğini düşünenlerdenim.
Kaç kişinin, bir sözüm, eylemim karşısında sözleri veya gözleri, ya da en kötü ihtimal ile, ki bu ihtimal anlaşılması en güç olması nedeniyle en düzeltilemeyecek olanıdır, kalbi ile bana bakıp;
“Böyle cevap vereceğini hayal bile edemezdim…”dedi.
Az önce Haruki Murakami’nin geçen yıl okuduğum Norwegian Wood- İmkansızın Şarkısı kitabının, sinemaya uyarlanmış filmini izler iken geçen bu diyalog bende tarifsiz biz iz bıraktı.
Ve kendime sordum.
İstemeden kaç kişiye bunu söylettirdim. Sanki isteyerek söyletmenin mazereti varmış gibi konuştum.
Her birimiz, diğerlerimizin hayatında küçük veya büyük alanlar ihtiva ediyoruz.
Bizi seven, bizden beklentisi olan insanlara karşı sarfettiğimiz sözlerde iki katı dikkatli olmalıyız.
Kalp kırmanın telafisi yok. Aynı kanserli hücre gibi, temizlense bile mutlaka bir hasar yaratıyor…
Bu kadar metalaşmış ve aslından uzaklaşmış hayat serüvenimizde, değişmeyen tek şey belki de kaplerimiz. Beynimizi bile değiştirebiliyor, yön verebiliyoruz.
Ama kalplerimiz öyle değil. Belki de vücudumuzdaki tek orijinal parça o.
Bu yüzden onu incitmemek belki de gerçek iletişim kurmanın tek yolu.
Kimsenin hayal bile edemeyeceği cümleler kurarak telafisi zor tahribatlara yol açmamayı diliyorum kendi adıma.
Tüm kalbimle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder