9 Ağu 2011

Sabah kalktığında, duyularını kaybeden adamın hikayesi. Bölüm 1

Birden Uyandım.

Ses yok. Sanki sağırım. Acaba sağır mı oldum? Emin olamıyorum. Etrafımda ses çıkartacak bir öğe olmadığını hissediyorum.

Hissediyorum, çünkü henüz gözlerimi açmadım. Açamadım. Neden? Korkuyorum. Görebilecek miyim? Uyandığımdan bu yana ne kadar bir süre geçtiğinin farkında değilim. Sanırım gözlerimi artık açabilirim. İkisini birden mi açsam, tekini mi açsam karar veremiyorum.

Açtım. Karanlık. Göremiyorum. Bu bir kesinlik. Daha doğrusu belki de görüyorum, ama o kadar karanlık ki. Karanlığa gözlerimin alışıp bir şeyler seçmeye başlamasını diliyorum.

Hala ses yok.

Karanlık azalacağına, koyulaşıyor.

Gece odamda yattığımı biliyorum. Arkadaşlarımla bir şeyler içmeye Beyoğlu’na gitmiştik. Ben, Ali ve Aslı. Aslı erken kalktı ve gitti. Aslı’nın erken gitmesine bozulan moralimi düzeltmek fazladan üç teke maloldu. O kadar. Benim için normal bir durum. Sık yaptığım bir rahatlama biçimi. Her gece. Alkolik değilim. Bana iyi gelen başka bir şey ya da kişi bilmiyorum ve tanımıyorum.

Aslı erkenden gitti. Bu kızın ne aradığını anlamak çok zor. Onu benim kadar sevecek birisini bulamayacağını neden anlamıyor. Tek bildiği bana şartlar koşmak. İçmeyi bırak. Ali ile görüşme. Tekrar içmeyi bırak.

İçmezsem yazamam ki. Yaşayamam ki. Bu kokuya dayanamam. 

Kör oldum. Başka bir açıklaması yok.

Eve nasıl geldiğimi düşünmeye çalışıyorum. Nasıl geldiğimi bildiğim bir gün bile olmadı. En azından son iki yıldır. Ya Ali, ya da Aslı getirir. Diğer ihtimaller ben kalkmadan çoktan evi terketmiş oluyorlar.

Peki, ben evde miyim? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder