21 Eyl 2011

İnşallah

Atatürk, “şans, kader, kısmet gibi kelimeler Arapçadan dilimize yerleşmiş kelimelerdir, Türkçede karşılıkları yoktur” demiş. Hani kısacası, başarı diye adlandırılan olguyu bunlara bağlamamak gerektiğini anlatmak istemiş.
Güzel söylemiş Atam… İnsan ilk duyduğunda içinden böyle diyor… Diyor da, biraz düşününce pek o kadar da içime sinmemeye başladı…
Bence hakikaten de bazı konularda “kader” devreye giriyor…
Mesela, çocukluğumda annem, futbol oynadığım zamanlar, “olum, bak çok terledin, hadi eve gel” derdi… Ben de anneme daha fazla oynayabilmek için “ tamam anne, zaten kaleciyim” derdim. Bir süre sonra da  hep kaleci olmaya başladım…
Şimdi ben başarılı ve ünlü bir kaleci olsaydım, tabii ki bu çok çalışmama ve inanmama bağlı olurdu, ama diğer yandan bu biraz da kader ve kısmete bağlı olurdu…
Ha bir de evrene olumlu enerji göndermem de etken olmuş olabilirdi de, o zamanlar henüz pozitif elektrik, evrene olumlu enerjiler gönderme ve olumlu düşün, gerçekleşsin tadındaki büyük buluşlar henüz keşfedilmemişti…
Nasıl büyük kararlarımızı, düşüncelerimizden çok  sezgilerimize dayanarak veriyoruz… Bir noktaya kadar düşüncelerimizle geliyoruz, ancak son noktada direksiyona sezgilerimiz geçiyor… Bence başarının altında da çalışkanlık, inanç, sabır ve azim mutlaka olacak… Olmasına olacak da bunların üzerine biraz da kısmetin olacak…
Babaannemin söylediği gibi;
"Kısmetse olur Eylemciğim…"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder