12 Kas 2011

Ben aslında...

Bir yerlerde okumuştum…
Bir milletin en çok üzerinde durduğu ve özelliği olarak benimsediği kavramların, aslında en büyük yalanları barındırdığı ile ilgili…
Açmak gerekirse, her fırsatta namus ve ahlak gibi kavramlardan bahsederek, bu yolda binlerce cinayet işleyen, kendi kızına veya karısına gelecek en ufak bir davranaşı cinayet ile sonlandırabilme potansiyeline sahip insanımız, 12 yaşında bir kız ile hiç düşünmeden birlikte olabiliyor. Hem de bunu devam eden bir süre içerisinde süreklilik arz edecek şekilde yapabiliyor.
Ben bu ”üzerinde durma” hadisesini biraz daha içselleştirdim.
Ve sonra fark ettim ki, çevremde, ben de dahil olmak üzere, “ben” ile başlayan ve kendimizi tarif ettiğimiz ve anlattığımız çoğu cümle, aslında gerçek “ben”lerimizi anlatmıyor…
Bunun altında yatan sebep, karşıdaki kişiye kendimizi anlatmaktan çok, bana kalırsa, kendimizi kendimize inandırmaya yönelik eylemler.
“ Ben çok duygusal biriyim…”
“ Ben hayatta yalan söyleyemem…”
“ Benim için, çevremdeki herkesin mutlu olması o kadar önemli ki…”
“ Ben hiç kin tutmam…”
İnsan davranışları maalesef sözler ile değil, eylemler ile ortaya konuyor… Diğer bir deyişle biz kendimizi nasıl tarif edersek edelim, konuştuklarımız değil, sahada yaptıklarımız karakterimizi şekillendiriyor ve oluşturuyor…
Ben bunu fark ettiğim günden beri, bir içsel mekanizma geliştirdim…
Kimseye, kendimle ilgili tanımlamalarda bulunmamaya çalışıyorum…
Kendimizi bu kadar hızlı tanıtma çabası niye… Bırakalım, insanlar bizi davranışlarımızla tanısınlar…
Ne kendimizi,
Ne de başkalarını,
Kandırmayalım…
Karakterimizle yüzleşelim,
Ve barışalım.
İşte o zaman, kendi içimizdeki savaşı bitirdiğimiz gün, insanlarla barış yapma vakti gelmiş olur…
Gerçek “ben”lerimizle…

2 yorum:

  1. Sizce bir insanin icinde kac tane "ben" vardir?

    YanıtlaSil
  2. İcinde bir ama dişında kaç bilmem...

    YanıtlaSil