6 Ara 2011

Ganj Nehri'nde Yolculuk

İnsanın kendiyle barışık olmasının, genel anlamda kişiler ve toplum ile de barışık olması sonucunu doğurduğu, hep dile getirilen varsayımlardan biridir.
Otuzyedi yaşımdan, otuzsekizli yaşıma geçiş yapacağım 2012 yılı öncesinde, son iki yıldır süren ve sürmesini arzu ettiğim “içe” yaptığım yolculuğum, bir şekilde sonuçlarını doğurmaya başladı sanırım.
2010 mayıs ayında başlayan, ve pirincin içindeki taşları ayıklamaya çalışan köylü kadın tadında geçirdiğim bu iki yıl neticesinde bir kısım taşlarımı elekten geçirdiğime inanıyorum.
En azından,birkaç taşı buldum diyelim. Bütün taşlarımdan arınmam, daha uzun ve derin bir yolculuk gerektirecek belki de…
Dün akşam katıldığım bir yemekte, masadakiler 2012 planlarını ve yapmak istediklerini açıkladılar. Sıra bana geldiğinde, ilk defa o an düşünerek dudaklarımdan dökülen şu sözcükleri söyledim;
“2012’de hoşuma gitmeyen birkaç özelliğimden kurtulmak istiyorum.”
Sahi, sizin de bu şekilde kurtulmak istediğiniz huylarınız oldu mu, var mı?
Benim var.
Sanki, sporu bıraktığım için, karın etrafımda oluşan yağlar gibi, sadece fiziksel  spor yapmanın bir sonucu olan, ancak zihinsel spor sayesinde yok edebileceğim, kurtulabileceğim ve bana ait olmayan özellikler bunlar…
Zihinsel spor, salonlarda yapılan değil, toplumda tekrar edilen yaşama ve ayakta kalma dürtüsünün yarattığı fazlalıkları atmaya yönelik egzersiz biçimi.
Doğduğumuzda bünyemizde olmayan, ancak uzun yaşam koşusunda, isteyerek veya istemeyerek bünyemize kattığımız fazlalıklar bunlar…
Bunu belki Rousseau gibi topluma, belki Nietzsche gibi sürü’ye bağlayabilirim…
Tek bildiğim aslında bana ait olmadıkları…
Bünyemden atmak istediğim fazlalıkları, sizlere söyleyecek değilim… Söylemememin sebebi, gizlenmek, ayıplanmak korkusu veya gizemli olmaya çalışmak da değil…
Zira, ben değiştiğimde, dönüştüğümde, siz bunu yine anlayamayacaksınız…
İçe yapılan yolculuğun meyveleri, pek tabi ki yine içeride yenir…
Kabukları olmadığı için, dışarı atılacak bir şey kalmaz…
Aralık ayının bu ilk yazısını, bir ilk “yeni yıl” yazısı olarak kabul edebilirsiniz…
Bu değişimi, bir takvim yılı başına denk getirmek ise, planlanmış bir şey değil, sadece hayatın bana servis ettiği bir gölge oyunundan ibaret…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder