28 Ara 2011

Schopenhauer'a Giriş

Schopenhauer’ın Yaşam Bilgesinden Aforizmalar kitabını okudum.

Açıkçası bu okuduğum ilk kitabıydı ve Nietzche’ye göre daha akıcı geldi bana. Elbette yazarın başyapıtı olan “İstenç ve Tasarım olarak Dünya”yı yeni okuyacağım. Bu anlamda, yorum yapmak için erken.

Okuduğum kitap özet olarak, insan mutluluğunu, bun engelleyen ve sağlayan faktörleri ortaya koyuyor.

Mutlu olup olmamamız;


ØNe olduğumuz,


Ø  Neye sahip olduğumuz,


Ø  Neyi temsil ettiğimiz,

Kriterlerinden yola çıkılarak anlatılıyor.

Kitabın en çarpıcı yanı, baştan sona, yalnızlığı ve içte kalmayı olumlaması. Mutsuz olmamızı sağlayan faktörlerin, hepsinin dış etkenlere bağlı olduğunu ortaya koyan yazar, çareyi içe dönmek olarak belirliyor. Dışarının aldatıcı ve hayal kırıklığı yaratıcı atmosferindense, kendi kişiliğinde ve dünyasında gelişmenin, derinleşmenin ve anlam bulmanın çok daha rahatlatıcı ve mutlu edici olduğunu iddia ediyor.

Kitaptan altını çizdiğim bazı cümleleri sizle paylaşmak istiyorum; ilginizi çekerse, sizi de Schopenhauer’in dünyasına davet ediyorum.

“…İç dünyalarının boş oluşu, bilinçlerinin yavanlığı, zihinlerinin yoksulluğu, onları dostluklar kurmaya yöneltir, ama yine kendileri gibi olanlarla…”

“…içsel yoksulluğu dışsal zenginlikle ikame etmek istiyordu…”

“…bundan dolayı, kişisel üstünlüklere yönelik kıskançlık, en özenli biçimde gizleneni olduğu için, en uzlaşmaz olanıdır da…”

“…bu yüzden dışsal mülklere ve dışsal saygınlıklara sahip olmaktan çok, bu içsel mülklerin geliştirilmesini ve korunmasını düşünmeliyiz…”

“…boş zaman, tam da Ariosto’nun dediği gibi, cahillerin can sıkıntısıdır. Sıradan insanlar sadece zaman geçirmeyi düşünürler, herhangi bir yeteneği olan kimse ise ondan yararlanmayı düşünür…”

“…Voltaire’in doğru biçimde dikkati çektiği gibi, gerçek gereksinimler olmadan gerçek hazlar alınamaz……Bunun sonucunda böyle seçkin bir insan, kişisel yaşamın yanı sıra ikinci, entelektüel bir yaşam da sürer ve yavaş yavaş bu ikinci yaşam onun asıl amacı haline gelir ve birincisini salt bir amaç olarak görmeye başlar. Ötekiler için ise, bu dışsal, boş, ve kederli yaşam amaç olarak görülmek zorundadır...”

“…kendisiyle baş başa kalabilmek, en değerli mülktür, geri kalan her şey, gereksizdir, eğer varsalar da, çoğun sadece bir yük oluştururlar…”

“…çünkü kişi, kendinden ne çok şeye sahip ise, başkalarında o kadar az şey bulabilir. Başkalarının büyük hoşnutluk duydukları birçok şey, onun için yavan ve katlanılmazdır… yine de zihinsel açıdan en sınırlı insanın aslında, en mutlu insan olduğu, yeterince sıklıkta öne sürülmüş ve bu kanıtsız da kalmamıştır…”

“…Zenginlik deniz suyu gibidir: ne kadar çok içilirse, o kadar çok susanır-aynı şey ün için de geçerlidir…”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder