31 Oca 2012

Kar

Neden kar bizi bu kadar mutlu ediyor acaba…

Yağmadığı zaman, bizi bu kadar etkilemesinin nedeni ne olabilir…

Birkaç yıldır, İstanbul’a pek yüzünü göstermeyen kar, nihayet en güçlü hali ile karşımızda boy gösterdi. Hem de bunu günlerdir yapıyor.

Konuştuğum herkes, kar’ın üzerilerinde olumlu ve sakinleştirici bir etki yarattığından bahsediyor.

Karda yürümek, kaymak, birbirine kar topu atmak, yediden yetmişe herkesin sevdiği eylemler…

Peki bize kar’ı bu kadar sevdiren nedir…

Bana kalırsa kar aslında bize gizliden gizliye ölümü hatırlatıyor…

İnsan hayatının ilkbahar ile başlayıp, coşkulu zamanlarında yazı yaşaması ve akabinde, önce sonbaharda yavaşlayıp, kış ila sonlandığını düşünebiliriz…

Bence mevsimler de üzerimizdeki kendi hayatlarımızı hatırlatan etkiler yaratıyor…

Nasıl ki, hayatımızın her anını dolu dolu yaşamak ve görmek istiyorsak, kış ayını da görmek istiyoruz…

Kışı, daha doğrusu kar’ı bu kadar görmek isteyişimizin sebebi, o karların eriyip nehirlere karışacağı, ve çiçeklerin tekrar açacağı bahar aylarını müjdeliyor olması…

Layıkıyla yaşanmamış bir kış, kar yağmamış bir kış, bizi rahatsız ediyor ve sanki, doğanın yapması gereken bir şeyi yapamadığını düşünüyoruz…

Bir şeylerin yeniden başlayabilmesi veya daha açık söylemek gerekirse doğabilmesi için, bir sonlanmaya ihtiyacı olduğunu biliyoruz…

Var oluşumuzun, bu devinime, bu bitmek tükenmek bilmeyen doğuma ve ölüme bağlı olduğunu biliyoruz…

Kar yağdığında, bunun bir bitişe, ama hemen arkasında yeni bir başlangıca yelken açtığını, tüm benliğimiz ile bilmek istiyoruz…

Kar yağmayan kış bu yüzden bizi rahatsız ediyor…

Hiç üzülmediğimiz, ağlamadığımız ve mutsuz olmadığımız bir hayat nasıl çekilmez olacaksa, kışı olmayan bir bahar da bir o kadar anlamsızlaşırdı…

Kar yağıyor…

İnce ince…

Araba lastiklerinin izi kapandı kapanacak…

Bütün bir seneyi geride bırakıyor dünya…

Önce baharı yaşadı,

Sonra yazı…

Sonbaharda aklı başına geldi,

Kışın artık her şeyi bilir hale geldi…

Olabilecek her şeyi yaşadı…

Serini, sıcağı ve soğuğu…

Yavaş yavaş yağmaya devam ediyor…

Işık saçan beyazlığı ile huzur veriyor seyredenlerine…

Ve bir şeyleri sona erdirir iken,

Yeni oluşları müjdeliyor,

Önce maddelere,

Sonra kalplere…

Özetle, sonsuza kadar var olma isteğimize rağmen, gizliden gizliye bunun olmayacağını bilmenin uyarıcı etkisi ile, bitmeyen bir yaz değil, soğuğu ve yağan karı ile bir kışın kendisini her türlü göstermesini istiyoruz…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder