15 Oca 2012

Ver Leftere, Yaz Deftere...

Saat 9.30’da kalktım.

Hava soğuk olduğu için, formamı kazağımın üzerine giydim.

Boynuma kaşkolumu taktım.

Bugün stada, maç seyretmek için değil, bir cenaze töreni için gidecektim.

Sabah saat 10’da evden çıktım. Yüksel ile buluştuk.

Şükrü Saraçoğlu’na yaklaştıkça, Fener formalı insanların sayısı çoğalmaya başladı.

Vardık ve arabamızı eski Salı pazarına koyduk.

Stadın etrafında bu defa köfte ekmek ve bira değil, sucuklu kaşarlı tostumuzu çay ile birlikte yedik.

Artık stada girmenin vakti gelmişti.

Fenerium alt tribündeki yerimizi aldık. Stadın her iki bölümünün maraton alt bölümleri hınca hınç doluydu. En az onbin kişi olduğunu söyleyebilirim.

Bugün maç yoktu.

Peki bu kadar insan, Pazar sabahı neden buraya gelmişlerdi?

Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biri olan, Lefter’in cenazesi vardı bugün.

Futbolculuğuyla, kişiliyle, insanlığıyla örnek olan Lefter için, stadı doldurmuştu binlerce insan...

İşte bu Pazar sabahı;

Güneş tutulması kadar az olan, duyguları en yalın hali ile görebilme fırsatını verdi bizlere…

Karşılıksız sevgiyi gördük ve yaşadık…

Her türlü ticari kaygıdan uzak, sponsorların olmadığı, medyanın deforme edemediği,

Bir saat yaşadık bugün Şükrü Saraçoğlu’nda.

Çok ender olsa da, böyle anlarda, futbol futbol olmaktan çıkıp, artık aşk mı dersiniz, din mi, işte neyse onu yaşıyor insan.

Renkleri karşılıksız, ölesiye sevmenin, ne demek olduğunu, daha da bir hissediyorsunuz…

Karşılıksız,

Beklenti olmadan…

Ve bütün bu duyguları bize hisettiren, Büyük Lefter idi…

Huzur içinde yat Lefter,

Varlığın gibi, yokluğun da birleştirdi bizleri…

Sen Çubuklu forma yaşadıkça, hep yaşanacaksın ve hiç unutulmayacaksın…

Tribünler inledi binlerce kere,

Ver Leftere, Yaz Deftere,

Bitti Kalem, doldu defter,

Bu alemde Kral Lefter

…            




original

fotoğraf (1)

fotoğraf

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder