16 Haz 2012

Tavuk ve Yumurta Olayı!

Kimilerini riyakarlıkla suçlamak en bilinen insan davranışlarından bir tanesidir.

Riyakarlık ne demektir?

Türk Dil Kurumu’na göre “ikiyüzlülük”.

Yani?

Değişken davranış ve eylemlerde bulunmak.

Karşıdakine düşündüğünü söylememek, düşündüğünden farklı sözler sarfetmek…

Ne bileyim size bir yorumda bulunmak, sonra bu yorumun tersi bir davranış sergilemek.

Sanırım açıklamada mutabıkız.

Burada enteresan olan; olayların, şartların, tercihlerin de hep bir iki yüzünün olması, farklı doğruları içermesi…

İnsanoğlu, tercihleri, yaşayışı, davranışları konusunda eleştirilmeyi pek sevmez… Bu onun kimyasında mevcut bir tutumdur.

Söz gelimi, seçtiği bir araba, evleneceği kişi, tatile gideceği yer hakkında insanlardan güzel ve olumlu şeyler duymak ister.

Daha da ileri gidersek, imparatorundan, işçisine kadar tüm insanlar, çevrelerinde kendilerini daha ziyade onaylayan ve alkışlayan insanlar bulundurmak isterler…

Bazen kendi kendilerine inanmadıkları şeylerin bile başkaları tarafından kabul görmesi, ruhlarını okşar, egolarını şişirir…

İşte bana kalırsa bu sebeple, insanoğlu riyakarlığı kendi elleriyle yaratmış ve artık bunu bir seri üretim haline dönüştürmüştür.

Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovan insanoğlu, tercih ettiğimiz doğruları söyleyen bireylerden oluşan bir toplum inşa etmiştir artık günümüzde…

Ben burada sorunun Rousseau’nun söylediği gibi toplumdan yani beraber yaşayıştan kaynaklanan bir olaydan çok, insan yapısından doğan bir “hal” olduğunu düşünüyorum…

Çevresini , kendi doğrularını tekrarlayan kişilerle ören biz insanlar, duvara çarptığımızda suçu her zaman ki gibi kendimiz yerine, bize riyakarlıkla yaklaşan diğer dost, arkadaş ve kişilerde buluruz…

Ama bu kişilerle arkadaşlık yapmaya da devam ederiz.

Diğer yandan bizi zamanında, doğru bildiğini söyleyerek uyaran, yönlendirmeye çalışan kişilere ise, sırtımızı döndüğümüz için, yere düştüğümüzde elimizi uzatmaktan utanır ve yine de riyakarlıkla suçladığımız insanlar ile avunmaya çalışırız. Zira onlar hep vardırlar ve ikame edilmeleri de bir hayli kolaydır.

Yukarıda bahsettiğimi sebepler ile, günümüz insanı artık sadece diğer kişilere duymak istediği cevapları vermekte, ve bu sayede de hayal kırıklıkları kaçınılmaz olmaktadır.

En başa dönersek, insanın kendi başına ördüğü tüm bu tutumların sonucunun adı ise, içsel riyakarlıktır.

Tedavisi yoktur.

Zira, kalıtımsaldır.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder