7 Tem 2012

Hayat Futbol, Futbol Hayattır!

Futbol geliştikçe, her gün gün farklı bir istatistik veya hesaplama metodu ortaya çıkıyor.

Söz gelimi bir kaç yıldır, oyuncuların oyun içinde kat ettikleri mesafeyi görebiliyoruz, oyunun herhangi bir anında veya sonunda...

Bir diğer önemli istatistik de, topun oyunda kaldığı süre...

Normal bir futbol maçının süresi 90 dakika ise bu süre genelde 40-45 dakikalar civarında gerçekleşiyor...

Yani; oyunun toplam süresi içerisinde futbol oynanmıyor...

Aklıma, acaba bizlerin hayatlarında topun ne kadar sahada kaldığını hesaplamak geldi...

Bana sanki durum futboldan vahimmiş gibi geldi.

Zannetmiyorum ki, hayatlarımızın yarısında bir hareket olsun.

Hele ki futbol maçının süresi belli, yaşamlarımızın süresi belli değilken; topun oyunda kalması çok daha önemli bir hal alıyor.

İlk bahsettiğim istatistiğe dönersek, normal bir oyuncu 8-10 km arası mesafe kat ediyorsa, bunu kendi gücüne ve maçın süresine göre ayarlıyor.

Biz insanlar için  ise, maçımızın süresi belli değil iken, oyundan ne zaman alınacağımız ile ilgili de en ufak bir bilgimiz yok.

Bu konuda bir istatistik var ama tabi normal şartlar geçerli iken...

Netice itibari ile,

Sıkılan ve sürekli halini ve vaktini eleştiren, biz sevgili insanlara bu süre mevhumunu hatırlatmak istedim...

Eğer sıkılıyor isek, cidden çok vahim bir durumda olduğumuzu itiraf etmemiz gerekli kendimize.

Bu yüzleşmeyi, bir oyun planı izlemeli...

Oyun planının ilk, en önemli ve belki de tek stratejisi ise,

Koşmak olmalı,

Olabildiğince hızlı,

Arkana bakmadan,

Ve tüm gücünle,

Biz eğer bunu başarabiliyor isek,

Bana inanın,

Olumlu pas yüzdeniz herkesten yüksek olacaktır...

Ve bunu Barcelona gibi,

Sadece geriye, sağına ve soluna değil,

İleriye doğru yaparak...

Kendi hayatlarımızın Inıesta ve Xavi'si olmayı dilemek,

Sanırım ileriye dönük en büyük dileğimiz olabilir...

Dikkat ederseniz,

Inıesta olduğunuzda,

Dileğiniz bile ileriye dönük olur...

Geçmişe dönük keşkeler değil...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder