4 Ağu 2012

Yaşamımdan Şiir ve Hakikat*

Goethe’nin “Yaşamımdan Şiir ve Hakikat” kitabını okumaya devam ediyorum.

Okuyanlar varsa bilirler, kitap boyunca Goethe hayatına giren insanlar üzerinden yaşadığı çevreyi ve o dönem başından geçen olaylar üzerinden hayatını anlatıyor…

Burada sözünü ettiği kişiler bazen sadece bir gün görüştüğü birisi veya birkaç saat bir şeyler paylaştığı bir arkadaşı bile olabiliyor…

Ve bu insanlar üzerinden de hayatını nasıl ördüğünü, kendi üzerinde bıraktıkları etkileri ve bazen bir roman kahramanına temel teşkil ettiklerinden söz ediyor…

Bu insanların çoğu, tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuş ve hatta bir kısmı kendi dönemlerinden bile tanınırlıkları olmayan sıradan insanlar…

Ama düşünün ki, bu insanları ölümünden üçyüz sene sonra kitapları hala okunan ve muhtemelen okunmaya devam edecek Goethe’nin “Goethe” olmasına sebep olan şahsiyetler…

Kendi kişisel hikayelerimizi de belirleyen kişiler böyle değil mi?

Yaşımız ilerledikçe, arkadaşlık, dostluk ve tanıdık gibi kavramların sürekli değişen ve devamlılığı nadiren olan müesseseler olduğunu öğreniyor ve kendimizi değişimin ve farklılığın kollarına bırakıyoruz…

İlk başta bunu olumsuz algılayan bizler, yaşlarımız ilerledikçe, aslında hayat serüvenimizde ister on yıl, ister beş dakika yer almış kişilerin, hayatımızda unutulmaz etkiler bıraktığını, ve bu insanları kaybettiğimizde, fark etmediğimiz kazançları cebimize koyduğumuzu anlamaya başlıyoruz…

İşte kendi yaşamlarımızın hakikatleri de, bu kısa, uzun veya anlık etkileşimlerden belirlenerek oluşuyor,

Ve ortaya “ben” dediğimiz oluşumlar çıkıyor…

Farketmeden,

Birbirimize,

Ne çok şeyler bırakıyor,

Ve birbirimizde,

Ne çok şeyleri başlatıyor,

Ne çok şeyleri sonlandırıyoruz…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder