20 Eki 2012

Send Me An Angle


Dün akşam insan hayatının nasıl akıp gittiğini, ama bu akışın seyrinde de bazı şeylerin nasıl değişmeden seninle beraber yolculuk ettiğini bu defa notalar aracılığı ile anlama fırsatı buldum.

Sanırım daha önce bahsetmiştim… Yazın gittiğimiz askeri kamplarda, özellikle de diskoda başımdan geçenleri anlatan yazımda…

Diskomuzda hızlı parçalar ardı adına çalarken, aniden slow bir parça başlar ve biz kız arkadaşı olmayan ve dans etme ihtimali kampın sonlarına doğru belirgin bir şekilde düşen gençler, yerimize geçer otururduk…

İşte o slow şarkılar bir iki sene hep Scorpions’tan gelmişti…

“Send me an angel” ve “ Still loving you”…

İşte dün akşam, Küçükçiftlik Park’ta bu şarkıları canlı canlı dinlerken, kendi kişisel tarihimde çok ama çok eskilere döndüm…

Onyedi, onsekiz yaşlarıma,  yirmi sene öncesine…

Hayatımda bu kadar şey değişmiş iken, “send me an angel”ın bana yaşattığı duyguların değişmemesi ne kadar anlatılamaz, tarifsiz ve sınır tanımaz değil mi…

Bir manası olmasa da, sırları olan bir hayat yaşadığımı anladım dün gece…

Ve sırları notalarda saklı olan…

Bu nedenle,

Teşekkürler Scorpions!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder