18 Kas 2012

Anlam Hakkında!

Schopenhauer'ın " İnsanların kırk yaşına kadar hayatları bir kitap, sonraki yıllar ise bu kitabın bir eleştirisi" aforizmasını gün geçtikçe, elbette kendi üzerimden, çok daha iyi anlıyorum...

Cumartesi günü, haftasonu çalışması için işe giderken yolda çoğu zaman olduğu gibi TRT Radyo 3 dinliyordum.

Art arda o kadar güzel müzikler çaldı ki; ben de dayanamayıp, facebook'a, çalan müziklerin karanlık İstanbul sabahını anlamlandırdığını yazdım...

Ve yazdıktan sonra bir anda anladım ki; ben de ezelden beri bir anlamlandırma hastalığı var...

Söylemek istediğim, yaptığım her işte, baktığım her gözde, dokunduğum her kalpte bir anlam bulma çabasındayım aslında yıllardır ben...

Sanki öyle bir golcü olmalıyım ki, attığım her şut gol olsun,

Öyle bir yönetmen olmalıyım ki, yönettiğim her film Oskar kazansın,

Gibi, gibi, gibi...

Ve işte bu cumartesi sabahı anladım ki;

İçeriklerini bırak, tastamam kendisiyle anlamı tartışılır ve muhtemelen de koca bir boşluk ihtiva eden, hayat denen bu andan ibaret, maraton görünümlü deparda,

Anlam aramak en beyhude çaba...

Durmak yok,

Eleştiriye devam!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder