27 Oca 2013

White Fang

Yaklaşık iki ay önce taşındığım Göktürk'ü diğer semtlerden farklılaştıran özelliklerinden bir tanesi, sokaklarında İstanbul'un geri kalan tüm semtlerindeki kadar köpeği barındırması bence.

Ama öyle tahmin edebileceğiniz bir çokluktan bahsetmiyorum... Bizzat görmeniz gerekiyor...

Öyle ki; sokaklar bu üçlü beşli köpek çeteleri tarafından parsellenmiş adeta...

Bu denli bir köpek popülasyonu söz konusu olunca insan ister istemez bu yarı evcil yarı yabani komşularını gözlemekten kendini alamıyor...

Öncelikle her sokağın başında en az üç köpek bulunuyor. Ve kendi sokaklarını Serengeti'de yaşayan bir leoparın kendi bölgesini korumasına benzer şekilde kolluyor ve takip ediyorlar. Ola ki kendi guruplarından olmayan bir köpek sokağa girmeye kalksın... Anında sokağı köpek havlamaları kaplıyor...

Sabahları önünden geçtiğim otobüs durağının ise yine İstanbul'un diğer otobüs duraklarından bir farkı mevcut. Bu durakta her sabah aynı saatte biri kapkara olmak üzere üç köpek otobüs bekliyor. Onları insanlardan ayrıştıran ise gelen otobüse binmemeleri. Bu binmeme ve bekleme süreci eski Türk filmlerindekine benzer, maziden bir sevgili veya dostu gelmeyeceğini bile bile beklemekten mi kaynaklanıyor yoksa onlar için "beklemek" "gitmekten" daha mı manidar bilemiyorum. Gerçek olan bunu her sabah yapmaları.

Bir diğer enteresan hadise ise arabaların peşinden koşturmaları ve havlamaları. İşi enteresan kılan bu konuda araba seçmeleri ve daha çok göz temasına odaklanmaları. Köpeklerin bu tavırları bana treni ilk gördüklerinde kement atarak durdurabileceklerini zanneden amerikan yerlilerini anımsatıor... Her iki durumda da teknoloji doğaya galip gelmiş gözüküyor... En azından kısa vadede...

Doğanın insanoğlu ile köpekleri birbirine yaklaştırdığı bir diğer hadise ise; sokak köpeklerinin evcil köpeklere karşı gösterdikleri hayran ve sevecen bakış açısında kendisini buluyor. Normal bir sokak köpeğine gösterilen hırçın tavırlar, temiz, sağlıklı ve bakımlı bir evcil köpeğe hiç sergilenmiyor. Zengine ve güzele karşı insanoğlunun yalaka tutumu, bu anlamda köpeklerde de mevcut.

Kemerburgaz ve göktürk'te yaşayan sokak köpeklerininen tedirgin edici yönleri ise daha çok çevreyolunda vuku buluyor.

Üç veya dört köpeğin bir yöne doğru tepkisiz biçimde baktıklarını düşünün. Ama ne bir havlama, ne bir tepki, Sadece sessiz bir bekleyiş.

Böyle durumlarda sadece köpeklerin bildiği, biz insanların göremediği ve bilemediği bazı gerçeklerin yaşandığı düşünceleri filizleniyor zihnimde...

Sizle yeni komşularımız ile ilgili bazı gözlemlerimi paylaşmak istedim.

Evinde köpek besleyen veya bir dönem için köpeği olmuş insanlar için belki de çok sıradan olan bu davranışlar benim için çok yeni...

Yazımı bizim sokağın ağası olan köpeğin bir sözüyle bitirmek istiyorum;

" Havlıyorum, öyleyse varım!"

İyi pazarlar... Diğer bir deyişle "Hav Hav"...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder