19 Şub 2013

Kusmak!

Kusmak eğer ciddi bir sağlık probleminden kaynaklanmıyor ise, çoğu zaman rahatlamamıza neden olur...

En azından bende bu hissi uyandırıyor...

İşte bazen ruhum da kusmak istiyor, farkediyorum!

Artık gördüklerine, yaşadıklarına dayanamaz hale geldiği anlar oluyor ya,

Hissediyorum, kusmak, bildiği, gördüğü her şeyi unutmak, bünyesinden çıkarmak istiyor ruhum...

Tam bu anlarda yalnız kalmak, bende mide ilacı almışçasına rahatlama ve iyileşme etkisi yaratıyor....

Tamam, kabul ediyorum, Schopenhauer çok pesimist bir filozof olabilir ancak, yalnızlığı bu kadar olumlamasını gün geçtikçe daha iyi anlıyorum...

Keşke beynimde bir uyarıcı sinyal olsa ve tanımam gereken kadar insanı veya içinde bulunmam gereken kadar ortamı aştığımda beni uyarsa ve ben de o anda,

Koşarak uzaklaşsam,

Herşeyden

Ve

Herkesten!

16 Şub 2013

Kavunlu Dondurma

İnsan dışında bile bile kendini bir çıkmaza sokan başka bir varlık yoktur sanırım...

Neden diye bağırmak istiyorum bazen karşıma geçip kendime,

Sormak istiyorum;

Eline ne geçti,

Elinden neler geçti,

Elinden neler kaçtı,

Ve eline neler oldu...

Eller kadir kıymet, bilmiyor annem mısralarını mırıldanamıyoum,

Biliyorum zira suç ellerde değil, sonunu bildiği halde beni o yollara götüren ayaklarımda suçum...

Ayaklar baş, başlar ayak olursa lafı eliyor birden aklıma... Bu sözü bir insanın kendisi için söylemiş olabileceğini düşünüyorum birden...

Sonra üzülüyorum, ama üzüldüğüme üzülmüyorum...

Kendi düşen ağlamaz diyenlere inat ağlıyorum...

Birden, aniden,

"Ilgaz, Anadolu'nun sen yüce bir dağısın" çalmaya başlıyor bu defa zihnimin koridorlarında...

Tam bu anda içimi bir sevinç kaplıyor, tekrar çocuk oldum sanıyorum....

Dönüyorum 62 kişilik Diyarbakır'daki ilkokuluma...

Bmc bisikletli kız geliyor aklıma...

Uzaktan ona bakışım...

Sonra gidip kavunlu dondurma yemem...

Yan dairenin duvarından gelen Beyaz'ın sesi kendime gelmemi sağlıyor...

Daha doğrusu kendimden uzaklaşmamı...