6 May 2013

Eylem'den mutlu bir an!

Geçtiğimiz hafta çok enteresan bir şey oldu.

Beni fazlası ile mutlu eden.

Kendimi iyi hissettiğim.

Fanatik bir Fenerbahçeli olarak takımımın Benfika ile oynadığı maç için Lizbon'a gitmiştim.

Maçın sonu malumunuz üzere, finale kalamadan elendi takımım.

Ev sahibi takım ve taraftarları çılgınca eğleniyor ve mutluluk şarkıları söylüyorlardı.

Yaklaşık beş bin kadar, biz deplasman seyircisi ise olduğumuz yere çökmüş, bu içinde olmadığımız fakat tanıklık ettiğimiz eğlenceyi fazlasıyla üzgün şekilde izliyorduk.

Sonra birden, aniden, nasıl olduğunu anlayamadığım bir şekilde, Benfika takımı tam önümüzden geçerken, bütün tribün alkışlamaya başladı ve futbolcular da bize karşılık verdiler.

Devamında, stadı terketmeye başlayan Benfika seyircisi bize döndü ve bizi alkışlamaya başladı. Bu alkışları elbette karşılıksız kalmadı ve bizler de onları alkışladık.

Gergin olan polisler rahatladı ve maçın başındaki asabiyetlerinin yerini gülümseyen suratlar aldı.

Polis kortejinde stattan çıkartıldık ve bizi bekleyen otobüslerin olduğu park alanına götürüldük.

Burada yine rakip takım seyircisi vardı ve bu defa da formalarını değiştiren seyirciler gördük.

Bu olup bitenler beni çok etkiledi. hem bir futbolsever, hem de hümanist duygular taşıyan bir dünya insanı olarak.

Ve bana çoktandır düşündüğüm bir şeyi ispat etmiş oldu bu olanlar.

Hayatta hangi davranış ve ruh haline sahipseniz, karşınızda da benzerini yaratıyor, inşa ediyor ve neticede buluyorsunuz.

Sinirli iseniz, sinirli;

Mutlu iseniz, mutlu,

Olumsuz iseniz, olumsuz,

Muhataplar buluyor hep sizi.

Karşılıklı olumlu adımlar bir çığ etkisi yaratıyor ve tabi ki tersi!

İşin sırrı belki de domino etkisi yaratacak o ilk hamleyi başlatmakta!

İlişkilerimizde,

İşimizde,

Evde,

Otobüste,

Her yerde!

El uzatılmasını beklemeden uzatılan ellerin artması,

Sizce de mutluluğun resmine giden yol olabilir mi?



WP_20130502_080 (2)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder