23 Eki 2013

Berk.

Woody Allen'ın "Whatever Works" filminin başında kahramanımızın yaklaşık beş dakikalık bir söylevi var. Daha doğrusu Woody Allen'ın diyelim.

Sözü edilen, bir çok öğretinin,  "insanların mükemmel" olduğu yönündeki görüşü temel alarak hata yapmış olması.

Özetle kahramanımız, insan ırkının hatalı kodlara sahip olduğunu ima ediyor.

Bırakın kişiden kişiye değişebilecek bir görüş olmasını, felsefelerin bile bu konuda fikir birliği olmadığı düşünülürse, üzerinde kimisinin çokça düşünebileceği, kimisinin de "hadi canım sen de " diyecekleri bir söylem ile karşı karşıyayız.

Şimdi buraya nereden geldin şeklinde sorular olabilir. İnanın yüzlerce defa bu noktaya gelmiş olsam da, bu düşünceleri güncel olarak yazdırtan hikaye, bir kaç gündür gazetelerde ve televizyonlarda ( muhtemelen, aslında seyretmedim) süregelen bir haber ile ilintili.

Olayın dramatik ve belki de trajik hikayesinin dışında oluş biçimi ve sonrasındaki "anne"nin söylemleri sanırım bir çok kişinin kanının donmasına ve nefret enerjisi ile yüklenmesine sebep olmuştur diye düşünüyorum.

Yeni doğan ve babasız bebeğini bayram tatilinde evde bırakarak, ailesini Adana'ya görmeye giden öğretmen bir annenin, bayram tatili sonunda açlıktan ve susuzluktan ölmüş bebeğini hastaneye götürmesi sonucu, bahsettiğimiz olayın ortaya çıkmasını sağlamasından bahsediyoruz...

Cümleyi serinkanlı okumak pek kolay değil sanırım.

Aslında yeni doğmuş bebeğinden kurtulmak isteyen anne öyküleri basında fazlasıyla yer alıyor. Bu anlamda bir ilk değil belki ama olayın meydana geliş şekli, sanırım bu habere asıl değerini veren olgu!

Az önce yazdığım cümledeki kelimeleri şimdi ayrı ayrı yazıyorum;

Anne,
Bebek,
Kadın,
Aile,
Öğretmen,
Bayram,
Tatil,
Açlık,
Susuzluk,
Ölüm.

Bu kelimeleri bu olay dışında bir araya getirebilecek başka bir hikaye olduğunu sanmıyorum.

Haberin detaylarına girmek istemiyorum.

Anne, ailesinden habersiz gayrimeşru bir ilişki ile sahip olduğu yeni doğmuş bebeğini, ailesinin korkusu ile evde bırakarak Adana'ya gidiyor...

Sonrası malum!

Burada anneyi canilikle suçlamak sanki işin en kolay yolu gibi. Belki de öyle zaten.

Ama çok az da olsa benim aklıma bir seçenek daha geliyor.

Hani çoğu insanın aklından türlü vahşi, ipe sapa gelmez düşünceler gelir; ancak her "normal" insan gibi bunu yapmaz ve güler geçer ya;

Burada anne sanki ortaya çıkacak sonucu bilmiyormuş gibi yaparak, bebeği evde bırakıyor ve döndüğünde...
Kendisini buna inandırmış olabilir mi?

"Gitmeden iki biberon mama vermiştim" ifadesi...

Bu olayı yaşarken ruhunda meydana gelen tahribatlar sebebi ile yapmış olmasını düşünmek işin en kolay ve rahatlatıcı şifresi...

"Evde kaybolan bileziği, eve gelen temizlikçi çalmıştır" söylemi kadar kolay ve sindirilebilir bir çözüm...

İnsanoğlunun, zihninin karanlık dehlizlerinde daha ne gibi hatalar sakladığını düşünmek! veyahut da hiç düşünmemek!

İçinde canavarlar saklayan,

Bu canavarları kamufle etme yeteneğini nesiller boyu geliştiren,

Yan yana yaşama kültürünü edinen,

Adını toplum kayan,

Gelmiş geçmiş en korkutucu zihin olan,

İnsan!

Karşısındakine,

" Önce insan ol"

Şeklinde çıkışanları uyarmak isterim,

Bu isteğinizde kararlı mısınız?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder