7 Eki 2013

Dejavu!

** Yazar okuduklarınızı kaleme alır iken, Eric Satie'nin Gnossiennes No:3'ü dinlemekteydi. okuduğunuz sırada aynı müziği dinlemenin yazar ile aynı duyguları yaşama ihtimalinizi arttırabileceğini düşünüyor...

Bazen uzun ve asma bir köprüde olduğum hissine kapılıyorum.

Sanki sürekli bir, geldiğim yöne mi , yoksa gitmekte olduğum yöne mi tercihini yapmak zorundaymışım gibi buluyorum kendimi...

Buridan'ın eşeğini duymuşsunuzdur belki... kendisinde eşit mesafede bir tarafına su, diğer tarafında saman bırakılan eşeğin hangisine gideceğini düşünmesinden ve yaşadığı kararsızlığın en sonunda ölümüne sebep olmasına benzer bir ruh hali...

.............

Hafta sonu "Mr. Nobody" filmini seyrettim.

Özeti;

" Seçmediğin sürece her şey mümkün kalır."

Biraz karma, biraz Hinduizm, çokça felsefe.

Zaman, varlık, hiçlik gibi kavramların bu harman ile didik didik edilmesi...

Film bittiğimde, aklıma şu soru geldi;

Acaba şu anda hayatta, benim tercih etmediğim tercihleri yaşayan ve bana çok benzeyen biri var mıdır?

Bir de şu "dejavu" hadisesi... Gel de açıkla...

O kadar filmin arasından bu filmi nasıl buldum da aldım, cidden şaşırıyorum kendime...

...............

Hedefim kıyısından bucağından, tanıştığım her insana en az bir adet sevdiğim kitabı almak....

Şimdiye kadar en çok aldığım kitaplar;

1- imkansızın şarkısı- haruki murakami
2- içimizdeki şeytan- sabahattin ali
3- nikos kazancakis- zorba
4- ile- oruç aruoba

Bana okuduğun kitabı söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim...
.....
ilkokulda bir arkadaşım bana kendisine hediye gelen kitabı hediye etmişti... kapağında, atıyorum, "Aslı'ya sevgilerimle" yazıyordu....

Unutmadığıma göre beni etkilemiş...
......
Ankara'daki Dost Kitabevi bana kalırsa her Ankara'da yetişen genç için unutulmaz, yeri tutulamaz, bir yere sahiptir...

Hiçbir geliri olmayan öğrencilere taksit yapan bu kitapevi, soğuk ve karanlık ülke başkentinin farkında olmadan en aydınlık işlerinden birine imza atmaktaydı o yıllarda...

Şimdi nasıl, ayakta kalabildi mi, veya rekabetteki yeri nasıl bilemiyorum;

Ancak Dost, her kitapseverin gerçek dostu olarak kalplerdeki yerini almıştır...

Dost ile ilgili komik bir anımı anlatmak isterim.

Aldığım kitaplara ait taksitleri her nedense bir iki ay yatırmadığım zamanlar olurdu. Böyle zamanlarda taksiti yatırtmak için parayı bir arkadaşıma verir, utancımdan kendim gidemezdim.

Giden arkadaşıma şu notu iletmeyi unutmamasını da mutlaka salık verirdim;

" Eylem İzmir'e taşındığından gönderememişti..."

Naif kitapevinin naif okuyucusu Eylem!

Unutmadan hiçbir zaman taksitim gecikti diye aramadılar beni...

Çok duygusal bir son yazmak istemem ama; demek ki Dost Kitapevi şu gerçeği anlamıştı;

Okuyan adamdan zarar gelmez...







3 yorum:

  1. Gecen pazar bu filmi harddiskimin ücra bir kösesinde buldum.iki yil aradan sonra tekrar izledim.ve simdi de sizin bu yazinizi okudum..tesadufler mi paralel evrenler mi yoksa secimler mi derken sizin dejavu saptamaniz :) filmin en güzel yani pismanliklarin hic olmamasi tüm olasiliklarin olasiliksizliga ragmen yasanmasiydi sanirim.beni de filme baglayan bu olmustu.aslinda hicbirseyin yasanmamis ama hepsinin varolmus olmasi gibi.. Bu aralar favori yazarim "george orwell" hayvan ciftligi ve 1984 de okudugum kitaplari tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
  2. Yorum için çok teşekkür ederim. Bir zihinde farklı hayatlar yaşanmış olabileceğinin sinyalini veren o kadar çok tekrar var ki hayatta. 1984 çoktandır ertelediğim bir kitaptı. Bugün için başlamış bulunuyorum. Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Cok memnun oldum..umarim "1984" ile ilgili dusuncelerinizi de paylasirsiniz. bazi düşüncelerin kitaplarda kalmasi, bazilarinin da gercekten yasanabilmesi dilegiyle muhtesem pazarlar ve iyi tatiller herkese :)

    YanıtlaSil