20 Eki 2013

Kaos!

Karanlık,

Umutsuz,

Mutsuz,

Kaotik,

Soğuk,

Bir hücre.

Tavan yüksekliği en fazla bir metre...

Büyüklüğü, iki, bilemedeniz üç metrekare.

Ölümden hemen öncesi neredeyse.

Kulaklarınızda çığlıklar.

Sessizliği delip geçen.

Yatacak yer yok,

Tuvalet yok,

Battaniye yok,

Ve yerler ıslak.

Bahsettiğim yer Budapeşte'de ziyaret ettiğim Terror House'ın bodrum katındaki işkence ve hapis hücreleri...

Cumartesi gecesi yatakta bir o yana, bir bu yana dönüp uyuyamama nedenimin bir yarısı.

Diğer yarısı ise o gece bitirmiş olduğum,

Bana, size az önce izah etmeye çalıştığım hücredeymişim hissini veren malum kitap.

İlkokuldan bu yana sürekli kitap okumuş bir kişi olarak,

Şimdiye kadar içime bu denli umutsuzluk, kaos ve endişe zerkeden bir kitap daha okumamıştım desem yalan olmaz.

Roman kahramanı Winston ile aynı yaşta, yani otuzdokuz yaşında olmamın da etkisi midir bilinmez, okurken nefes alamadığım anlar oldu...

dün gece bir türlü uyuyamamama, hatta yatakta terlememe neden olan şey ise,

Winston'ın işkence gördüğü odayı, neredeyse, ziyaret ettiğim müzede kendi gözlerimle görmem oldu...

Bugüne kadar çevresine pek çok kitap önermiş birisi olarak,

Size ilk defa okuduğum bir kitabı önermeyeceğim...

İyisi mi,

En azından siz,

Bu "karanlık ütopya" dan habersiz kalın,

Mutlu kalın.













Hiç yorum yok:

Yorum Gönder